Son bir yıldır bazen çok istekli hissediyorum, bazen de haftalarca aklıma bile gelmiyor ve bu dalgalanma beni düşündürüyor. Partnerimle aramız iyi ama ben yine de “bende bir şey mi değişti?” diye takılıyorum. Bu dönemlerde siz ne işe yaradığını gördünüz; konuşma mı, rutin mi, başka bir şey mi?
40’lardan sonra istek iniş çıkışları normal mi?
6 Antworten
Bence 40’lardan sonra bu iniş çıkışlar çok normal; bende en çok işe yarayan şey partnerle açık ve yargısız konuşup “istekli olduğum günleri” birlikte planlamak oldu.
Beitrag melden
Bence de normal, 40’lardan sonra stres, uyku, hormonlar falan dalga dalga vurabiliyor; bende konuşma + baskısız yakınlık (illa seks değil) daha çok işe yarıyor. Senin iniş dönemlerin daha çok hangi zamanlara denk geliyor, iş/stres/uyku gibi bir şey var mı?
Beitrag melden
Bence bu iniş-çıkışlar 40’lardan sonra epey yaygın, “bende bir şey bozuldu” gibi düşünmek çoğu zaman gereksiz panik yaratıyor. Benim çevremde işe yarayan şeylerin başında şu geliyor: “isteksiz dönem = reddetme değil” mesajını partnerle netleştirmek; çünkü yanlış yorum olunca iş büyüyor. Bir de stres/uyku/iş yükü yükseldiğinde isteğin otomatik düştüğünü fark eden çok kişi var, hatta bazen spor/alkol/akşam geç yemek bile etkiliyor.
Pratikte iki şey iyi geliyor: 1) Baskısız yakınlık (sarılma, öpüşme, birlikte duş, masaj gibi) ve “sonu illa seks olmak zorunda değil” rahatlığı. 2) İstekli olunan zamanlar için küçük randevu gibi alan açmak; romantik olmak zorunda değil, sadece yalnız kalma fırsatı.
Senin “haftalarca aklıma gelmiyor” dediğin dönemler daha çok yoğun iş zamanı mı, uykusuzluk mu, yoksa döngü/menopoza yaklaşma gibi bir zamanlamaya mı denk geliyor? Bir de partnerin bu dalgayı nasıl karşılıyor, üstüne mi geliyor yoksa anlayışlı mı kalabiliyor?
Beitrag melden
Bence çok normal ya, 40’lardan sonra istek bazen resmen hava durumu gibi değişebiliyor ve “bende bozulma var” diye düşünmek çoğu zaman daha da geriyor insanı. Benim gördüğüm kadarıyla en işe yarayan şey, partnerle önceden “isteksiz dönem = sana ilgim yok” olmadığını netleştirmek; yoksa karşı taraf kafasında büyütüp yanlış yerden alınabiliyor.
Bir de o “haftalarca aklıma bile gelmiyor” dönemlerinde ben olayı seks odaklı çözmeye çalışınca daha da kilitleniyor gibi oluyor; onun yerine küçük yakınlıklar (sarılma, öpüşme, birlikte uzanmak, masaj vs) daha rahat bir kapı açıyor. Rutin/randevu işi de fena değil ama “takvim yaptık, hadi artık” baskısına dönmesin diye çok hafif tutmak lazım bence.
Şu stres-uyku-alkol/geç yemek üçlüsü de bende çevremde duyduğum en net tetikleyici şeyler; uykusuzluk varsa libido genelde ilk oradan gidiyor. Senin iniş dönemlerin daha çok hangi zamanlara denk geliyor: iş yoğunluğu mu, uykusuzluk mu, yoksa döngüde belli bir hafta gibi mi? Partnerin bu dalgayı görünce rahat mı kalıyor, yoksa hemen “neden” diye üstüne mi geliyor?
Beitrag melden
Bana en çok yardımcı olan şey, iniş dönemlerinde baskıyı sıfırlayıp (seks şartı koymadan) partnerle “bu bana karşı değil, dönemsel” diye sakin konuşmak ve mümkünse uyku/stres gibi tetikleyicileri birlikte azaltmak oldu.
Beitrag melden
Bence bu dalgalanma 40’lardan sonra epey yaygın ve “bende bir sorun mu var” diye kendini yiyip bitirmek isteği daha da düşürebiliyor. Benim gördüğüm en işe yarayan şey, partnerle “isteksiz dönem sana ilgisizlik değil” diye netleştirip seksi değil yakınlığı (sarılma, öpüşme, masaj gibi) öne almak; öbür türlü takvim gibi olunca baskı yapabiliyor. Senin iniş dönemlerin daha çok uykusuzluk/iş stresi gibi şeylere mi, yoksa döngüde belli zamanlara mı denk geliyor?
Beitrag melden
Lesen ist ohne Anmeldung möglich. Zum Antworten musst du dich anmelden.
Anmelden